Divinasyon ve Büyü Sözlüğü
Tarotun çevresindeki sözcük dağarcığı için sade tanımlar: diğer divinasyon biçimleri, ritüel ve halk büyüsünden terimler ve okuyucuların kendi pratiklerini anlatmak için kullandığı kelimeler.
Tarot pratiği
- Majör Arkana
- Aptal’dan Dünya’ya kadar numaralanmış 22 koz kartı; genellikle gündelik ayrıntılardan çok, bir hayatın büyük güçleri ve dönüm noktaları olarak okunur.
- Minör Arkana
- Asalar, Kupalar, Kılıçlar ve Tılsımlar’dan oluşan 56 seri kartı; sıradan hayatın dokusunu kapsar: iş, duygu, düşünce ve maddi koşullar.
- Saray kartları
- Her serideki Prensler, Şövalyeler, Kraliçeler ve Krallar; ya soruya dahil olan kişiler ya da danışanın takındığı bir tavır olarak okunur.
- Açılım
- Çekilen her karta sabit bir pozisyon ve dolayısıyla yanıtlaması gereken sabit bir soru atayan düzen.
- Danışan
- Okumanın kendisi için yapıldığı kişi; kartları karan o olsun ya da olmasın, soruyu getiren kişidir.
- Ters kart
- Baş aşağı gelen kart; düz anlamının basit zıddı olarak değil, aynı enerjinin tıkanmış, gecikmiş, içselleştirilmiş ya da abartılmış hâli olarak okunur.
- Gösterge kart
- Danışanı ya da sorunun konusunu temsil etmek üzere önceden seçilip açılımın merkezine konan kart.
- Tarot günlüğü
- Okumaların sürekli kaydı: kartlar, pozisyonlar, soru ve sonrasında gerçekten ne olduğu. Tek tek çekimler böyle bir pratiğe dönüşür.
- Deste arındırma
- Okumalar arasına bir ara koymak için yapılan küçük ritüeller: tütsü, ay ışığı, desteye vurmak ya da kartları sıraya dizmek.
- Desteyi kesmek
- Karılmış desteyi dağıtmadan önce bölmek; bazı okuyucular kesimin alt kartını, okumanın genel teması olarak çevirir.
- Günlük çekim
- Her gün bir kart çekip akşam ona geri dönmek; okuyucuların bir desteyi ezberle değil, deneyimle öğrenmesinin standart yolu.
- Rider-Waite-Smith
- A. E. Waite’in tasarımına göre Pamela Colman Smith’in resimlediği 1909 tarihli deste; sahneli Minör Arkana’sı onu çoğu modern destenin referans noktası yaptı.
Divinasyon biçimleri
- Divinasyon
- Kart, zar, kemik, duman, su ya da kura gibi yapılandırılmış ve rastlantıya dayalı bir yöntemi içgörü için bir kışkırtıcı olarak kullanan her pratik.
- Orakl kartları
- Tarotun aksine sabit bir yapısı ya da kart sayısı olmayan desteler; her deste kendi görsel ve mesaj dağarcığını tanımlar.
- Kartomansi
- Genel olarak kartlarla divinasyon; sıradan 52’lik iskambil destesiyle yapılan okumaları da kapsar.
- Lenormand
- Kart kart değil, kombinasyonlar hâlinde okunan 36 kartlık sistem; anlamları tarota göre daha keskin ve daha birebirdir.
- Scrying (bakı)
- Yansıtıcı ya da hareketli bir yüzeye — siyah ayna, durgun su, kristal, mum alevi — imgeler belirene dek bakmak.
- Sarkaç
- Bir ipe bağlı ağırlık; küçük ve büyük ölçüde istemsiz salınımları evet/hayır yanıtı olarak okunur. Bir tür radyestezi.
- Rünler
- Eski İskandinav ve Germen alfabelerinin harfleri; bir keseden çekilir ya da atılır, tek tek veya küçük açılımlar hâlinde okunur.
- I Ching
- Madenî para ya da civanperçemi saplarıyla 64 heksagramdan birinin kurulduğu, her birinin klasik bir yorumu olan Çin kehanet sistemi.
- Kahve falı (tasseografi)
- Fincanda kalan çay yaprağı ya da kahve telvesi biçimlerini okumak; kenar, çeper ve dip konumuna göre yorumlanır.
- Bibliomansi
- Bir kitabı rastgele açıp gözün ilk düştüğü satırı yanıt olarak okumak.
- Numeroloji
- Sayılara ve isim ile tarihlerden türeyen toplamlara anlam yüklemek; tarotta as’tan ona kadar sayı kartlarının ortak ipini kurar.
- Astroloji
- Gezegen ve burç konumlarından anlam okumak; tarot, gezegen ve zodyak karşılıklarını buradan ödünç alır.
- El falı
- Elin çizgilerini, tepelerini ve biçimini mizaç ve koşulların haritası olarak okumak.
- Rüya yorumu
- Tekrarlayan rüya imgelerini kişisel bir sembol kümesi olarak ele almak; okuyucular çoğu zaman rüya ve tarot günlüğünü aynı deftere tutar.
Ritüel ve halk büyüsü
- Ritüel
- Bir eşiği işaretlemek ve uygulayıcıyı belirli bir zihin durumuna sokmak için bilinçli biçimde tekrarlanan eylem dizisi.
- Büyü
- İşlenmiş bir niyet: sözler, nesneler ve jestlerin belirli bir sonuca yönelik sabit bir usulde birleştirilmesi.
- Niyet
- Bir çalışmanın başında dile getirilen tek ve net amaç; tarotta, kartları karmadan önce bağlandığınız sorudur.
- Sigil
- Bir niyet cümlesinin soyut bir işarete yoğunlaştırılması; böylece amaç, cümle olarak tekrar okunmadan taşınabilir ve ona bakılabilir.
- Mum büyüsü
- Hazırlanmış ve üzerine yazı kazınmış bir mumu, bir niyet için zamanlayıcı ve odak olarak kullanmak; renk karşılıklara göre seçilir.
- Ay evreleri
- Pratik için takvim olarak kullanılan büyüme-küçülme döngüsü: yeni ay başlangıçlar, dolunay doruk, küçülen ay bırakmak içindir.
- Sunak
- Araçların, kartların ve adakların tutulduğu ayrılmış bir yüzey; pratiği sabit bir yeri olan bir şeye dönüştürür.
- Tılsım
- Belirli bir durumu çekmek için yapılmış ya da kutsanmış nesne; bir şeyi uzak tutmak için taşınan muskadan farklıdır.
- Muska / nazarlık
- Zararı savuşturmak için takılan ya da taşınan koruyucu nesne; Anadolu ve Akdeniz’de en bilinen örneği nazar boncuğudur.
- Tütsüleme
- Bir sıfırlamayı işaretlemek için nesneleri ya da bir odayı ot veya reçine dumanından geçirmek; yerel gelenekler tek bir bitki yerine yakında yetişeni kullanır.
- Karşılıklar
- Bir kartı, gezegeni, elementi, rengi, günü, otu ve taşı birbirine bağlayan tablolar; böylece biri diğerinin yerine geçebilir.
- Dört element
- Ateş, Su, Hava ve Toprak; tarotta Asalar, Kupalar, Kılıçlar ve Tılsımlar’a; ayrıca irade, duygu, düşünce ve bedene eşlenir.
- Grimoire (büyü defteri)
- Çalışmaların, karşılıkların ve sonuçların tutulduğu kişisel defter; bir pratiğin yeniden icat edilmek yerine tekrarlanıp düzeltilebilmesi için.
- Uzaklaştırma
- Çekmeye değil, uzaklaştırmaya yönelik çalışma: bir şeyi kapatmak, göndermek ya da başka bir çalışma öncesi alanı temizlemek.
- Çember çizmek
- Çalışma alanının çevresine geçici bir sınır çizmek; başta açılır, sonda kapatılır, böylece seansın sınırları olur.
- Benzetme büyüsü
- Benzerin benzeri etkilediği ve parçanın bütünü temsil ettiği ilke; bebek, düğüm ve fotoğraf kullanımının ardındaki mantık.
- Halk büyüsü
- Herhangi bir resmî sisteme bağlı olmadan aktarılan ev pratikleri; tuz, ekmek, iplik, su, anahtar gibi sıradan malzemelerle.
- Kavanoz büyüsü
- Kap tılsımı: yazılı niyetin otlar, tuz ya da küçük nesnelerle bir kavanoza mühürlenip çalışmanın etki etmesi istenen yerde tutulması.
- Düğüm büyüsü
- Niyeti bir ipe, her seferinde bir düğüm atarak bağlamak ve bağlananı serbest bırakmak için sonradan çözmek.
Kişisel pratik
- Sezgi
- Kitaptaki anlamdan önce gelen, hızlı ve gerekçesiz okuma; çoğu okuyucu bunu, sınanacak bir ilk taslak olarak görür, tek söz sahibi olarak değil.
- Eşzamanlılık
- Nedensel bağı olmayan anlamlı bir rastlantı; Jung’un, rastgele çekilen bir kartın neden yine de tuttuğunu anlatmak için önerdiği kavram.
- Gölge çalışması
- Bir durumun bakmak istemediğiniz yanlarını bilerek okumak; ters ve zor kartlar bunun olağan giriş kapısıdır.
- Topraklanma
- Bir okumadan sonra dikkati bedene ve odaya geri getirmek; böylece seans sürüklenip gitmek yerine biter.
- Tezahür
- Bir sonucu açıkça ifade edip sürekli görüş alanında tutarak ona doğru çalışmak; tarotta genellikle hedef imge olarak seçilen bir kartla eşleştirilir.
mezulla’daki tarot içeriği kişisel düşünme ve keşif amaçlıdır. Tıbbi, hukuki, finansal veya ruh sağlığı tavsiyesinin yerini tutmaz.